topÖDEK KÖYÜ İNTERNET SİTESİ:   MAKALE

E-mail:  yonetim@odek-koyu.com Copyright  © Her Hakkı Saklıdır. İzinle sitedeki yazılardan alıntı yapılabilir. Sitedeki yazıların sorumluluğu yazarına aittir.     


 

 SANA DİYORUM SANA, EY  İNSANOĞLU  !!!

 

Hoş geldin dünyaya. Ve aramıza!...

Tertemiz bir sayfa kondu önüne. Bunu ancak sen kirletebilirsin.

Sana sermaye olarak verilen en değerli iki şey var: akıl ve zaman. Akıl zekandır, bilgilerindir, tecrübendir. Zamansa senin hayatın, ömrün.

Başka donanımların da var: Sevmek, gülmek, üzülmek, ağlamak, eğlenmek, unutmak gibi...

Onları yerinde ve yeterince kullan. Sana düşen; bunlarla hayatını bezemektir.

Ömrünün sonunda Tanrıya sunacağın tablo hayatın ta kendisi olacak. Senin hayatın yani. Hadi şunu güzel yap bari.

Unutma, bu evrende, yanalız değilsin.

Bildiğini kullandıkça sana dönecek ödül de artacaktır.

Akıl önden, mantık ardından gider. Unutma…

Akılsızı önünde, akıllıyı arkanda tutma.

Bu sırayı değiştirme! Aklını kullanan kişi, başarır her bir işi. Değil mi ya?

Varılacak nokta erdemlilik ise, erdemlilik iyilikte yarışmaktır. Dünkü kendini yeterli bulma. Bu yarışın önkoşuludur.

Acele de etme. Acele eden acıyı çabuk bulur derler. Er, demine tavında ulaşır, bunu bil…

Olduğun gibi görün. Bu senin gerçeğindir. Seni sen yapan yani.

Bir taşla duvar olur mu?, diyeceksin. Eee bir gül ile de yaz gelmeyecek.

Ara sıra isyan etsen de unutma ki : Evreni yargılamak olanaksızdır.

Kendinle her zaman barışık ol. Kendini sorgula, her şeyi kendinden başlat.

Herkesle dost olmaya çalış. Ama kimseye teslim olma…

Beş duyu sana bir şey ifade etmiyor mu? Sana bir sır vereyim: hani şu 2+2+1=5’in sırrını!

“Duyu sayısı kadar davran. 2 kere bak ve gör, 2 kere dinle ve işit ve 1 kere konuş.”

Söylemlerin açık, kısa ve net olsun. Bil ki, kısa söz sahibini aklar.

İnsanların çoğu dinleme özürlüdür. Konuşmadan evvel, dinlemesini öğrenmelisin.

İnsanlar kıyafetleriyle karşılanır, bilgileriyle de uğurlanırlar.

Ayrıldığında geldiğinden daha farklı biri olmaya bak. Zaten okumaktan maksat kendin bilmektir, der Yunus.

Akşamdan sabaha da alim olunmaz. Doğru. Ama binlerce millik yolculuk da bir adımla başlamıyor mu?

Kimseye yük olma. Hiçbir iyiliğin de altında kalma.

Birini aldatmaya kalkıştıysan, bil ki, önce kendini kandırdın demektir.

Birinci kazığı atarsın amma, ikinci ve sonrakileri bir güzel yersin. Bunu sakın unutma.

İyilik sana çok uzak değil. Çözüm uçlarda değil, ortalardadır.

Uçlarda fazla dolaşma, zaman kaybıdır. Bir ol, iri ol, diri ol demiş Hünkar Hacı Bektaş Veli. Çünkü; birlikten kuvvet doğar.

Bir elin nesi, iki elin sesi mi var? Öyleyse, asıl gücün bütünsellikte olduğunu aklından çıkarma.

Hünkar, "Eline beline diline sahip ol." derken, büyük düşünmüş. Büyük adamlar zaten hep büyük düşünürler.

El demek, vatan, diyar, memleket  demektir. Bel demek, omurga, iskelet, karkas, yapı, bina, gemi; yani devlet demektir.

Dil demek, konuştuğumuz ana dilimiz, lisanımızdır. Vatanımıza, devletimize ve dilimize sahip olursak ilelebet var oluruz.

Tek devlet, tek bayrak ver tek dil, başkası gerekmez.

Bu değerlerden ödün verilmez. İnsan hakları, temel özgürlükler, ekonomik ve sosyal haklar alanında sorunlar olabilir.

Bunlar gelişmişlikle ilişkilidir. Halkla bunlar paylaşıldıkça zamanla aşılır.

Paylaşmasını bil. Mutluluklar paylaşıldıkça artar, acılar paylaşıldıkça azalır.

Almak kolay, vermek ise zordur. Asıl ve güzel olanı; verebilmektir. Veren alandan daima üstündür.

Olgunlaştım diyorsan geriye dön ve bak: sana sunulanların ne kadarını başkalarına verdin?

Ha aklından çıkarma, çocukların ardından değil, önünden gidilir. Onları eğit ve okut, okut ki seni geçsinler.

Çok bilgiliysen çok şimşek çekersin. Çünkü; aydınlık önce karanlığa çarpar, onu rahatsız eder.

Sevmek önem ve emek vermektir. Sever gibi yapma. Aşka burun kıvırma. Yapacağın her şeyi büyük bir aşkla yap.

Aşk olmadan hiçbir şeyin tadı olmaz. Geçen zamana öfkelenme.

Sana yakışanı yap; gülümseyerek teslim et geçmişe gitsin aklından ilk geçeni.

Paraya gereksinimin yokmuş gibi çalış. İşini, aşını, eşini sev. Sev ki, sevilesin.

Hayattaki tek dayanağın budur. Eğlence yerinde hiç acı çekmemiş gibi sevinip, gül eğlen. Ama cenaze evinde sırıtma.

Başarılarının tadını çıkar… Hayat çoook kısa!  Bir şey beklemeden ver, vereceğini. Karşılığı nasıl olsa gelecektir.

Susmanın sorumluluğu, konuşmanın sorumluluğundan daha ağırdır. Susma! Biliyorsan konuş, ibret alsınlar.

Konuşması gerekenlerin sustuğu yerde, susması gerekenler konuşursa,

Küçük adamlar büyük gölgeler veriyorsa,

karanlık yaklaşıyor demektir. O zaman endişelen.

Çünkü, kötüler başa işte böyle gelir.

Yargılayacaklar da yargılanacak duruma düşerler bir gün.

Kötü idare namuslu adamı bile hırsız yapar.

Örgütsüz toplumlar çözülmeğe mahkumdurlar. Bunun panzehiri örgütlü toplum yaratmaktır.

Örgütlü olmak, eğitimli olmaktan geçer.

Çok ileriyi görenler, geride çok şey bırakırlar. En önemlisi de eğitimli toplum yaratmaktır.

Eğitimli insandan korkma, cahil bıraktığından kork.

Bilmediğin işe girme, yönetmediğine kefil olma, kontrol edemediğin işe hiç ortak olma.

Çalışıyorken, en çirkin insan bile güzel görünür. Çaba gösterene yardım et.

Kimseyi incitme. Gönül dediğin camdan bir kalptir. Kırılırsa, yapan bulunmaz.

Umutluyum:  buraya kadar okudun ya. Artık gerisini getirirsin heral.

Her şey gönlünce olsun....

 

Atasözlerimizden derleyen ve hayata uyarlayan: İbrahim ACUN  

E-mail: ibrahimacun@yahoo.com

              ibrahimacun@ttmail.com

    


 

 
 E-mail: yonetim@odek-koyu.com
 Bu sayfanın son güncelleme tarihi: 23-02-2012

 bottom