topÖDEK KÖYÜ İNTERNET SİTESİ:  

E-mail:  yonetim@odek-koyu.com Copyright  © Her Hakkı Saklıdır. İzinle sitedeki yazılardan alıntı yapılabilir. Sitedeki yazıların sorumluluğu yazarına aittir.     


 

BU YAZI VE İÇERİĞİ SARIGİL AİLESİYLE İLGİLİ DEĞİLDİR. SARIGİL AİLESİYLE BİZİM ALIP VEREMEDİĞİMİZ YOKTUR.

BİZİM MUHATABIMIZ YALNIZCA BİZE SALDIRIDA BULUNAN ZEKİ SARIGİL'İN KENDİSİDİR.

INTERNET ORTAMINI SEÇMEK BİZİM TERCİHİMİZ DEĞİLDİR.

DAHA ÖNCE ZEKİ SARIGİL SANAL ORTAMDA SALDIRDIĞI İÇİN, BİZ DE KENDİMİZİ BU SANAL ORTAMDA MÜDAFAA ETMEK ZORUNDA KALDIK.
__________________________________________________________________________________________________________

Sn. ZEKİ SARIGİL,

Bize ve Sitemize 2 yıl aradan sonra,
iki yıl önceki bir olayı bahane ederek, tekrar saldırıda bulunup İFTİRA ettin, AĞIR İTHAMDA BULUNDUN, ÇAMUR ATTIN, HAKARET ettin.

Bu defa AĞIR HATALAR İŞLEDİN.

Bunu "laf ola beri gele" diye yapmadın. Bir kınama mesajı içinde Ödek'i ve Ödeklileri hedef göstermen ve belli çevrelere göz kırpman GAMMAZLIK değilse bile AYMAZLIKTIR. 

TEMİZ TOPLUM için TEMİZ SİYASET ESASTIR. Temiz toplum için temiz siyasetçi kaçınılmaz.

Şimdi sen SİYASETÇİ olmak için eğitim alıyorsun. Hem de Devletimizin imkanlarıyla.

Devletine minnet duygularını ifade ederken Askerine ve Polisine de "Faşist" diyebilen ancak senin gibi bir haramzade olabilir.

Sen daha yolun başında ÇİRKEF SİYASETÇİLERDEN olduğunu tüm dünyaya ilan ettin. Oldu mu yani?

İlk icraatın olarak veya okulda öğrendiğin bir kaç taktiği ilk hayata geçirmekte bile ÇİRKİN, EDEPSİZCE, HAYASIZCA, AKILALMAZ bir yol izledin.

SANA GÜVEN SIFIRLANDI.

Türkiye'yi bölmek isteyen ayrılıkçı çevrelere destek çıkıp "Kürt Sorunu var" diyebiliyorsun. Devletin Güvenlik Kuvvetlerine "Faşist" diyebiliyorsun.

Hareketlerin bazı çevrelerin ve Amerikalıların hoşuna gitmiş olabilir.

Türkiye'yi içten çökertmek isteyen çevreler, anlaşılan senin kanına da girmişe, başarıya da ulaşmışa benziyorlar.

PKK nın sorunlarını Kürt sorunu diye eu ve us'ye takdim etmen o çevrelere yarandığını açıkça ortaya koyuyor.

Yakında sana da bir madalya verirler!

Ama şunu bilmelisin ki şu halinle Türk Devleti, milleti ve Ödekliler sana madalya vermezler. Sana elbette uygun bir şey verirler.

Türk Devletinin asker ve polisini faşistlikle suçladın. Ödeklileri faşistlikle suçladın. Türk Devleti, milleti ve Ödekliler bunu haketmediler!

ÖDEKLİLER SANA KIRGIN, KIZGIN VE ÇOK ÜZGÜNLER.

Öyle bir iftira attın ki, belki sana yakıştı ama bir Ödekliye asla yakışmadı!

Bu iftirayı hem de bunu internet gibi ACIMASIZ ve GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN, HER TÜRLÜ İSTİSMARA AÇIK BİR ORTAMDA yaptın.

Ödekten bir faşist çıkmadı ama şimdi tescilli bir müfteri, bir yalancı ve bir iftiracı çıktı; Zeki Sarıgil!. İşte tarih bunu yine senin sayende böyle not etti.

Siyasetçi olmak yalancı olmayı gerektirmez. Siyaset dersi almışsın ama insanlık dersi alamamışsın. Bu kafayla insanlarla iletişimde bulunamazsın. Türk siyasi hayatında söz sahibi olan
CHP,  SHP, AK Parti, DP, gibi partiler, Türkiye'ye döndüğünde sana hoş geldin demeyeceklerdir. Seni hiç bir parti bağrına basmayacaktır.

Çünkü, kendi Köyüne ihanet eden birinin eninde sonunda girdiği Partiye de ihanet edeceğini herkes bilir.

Kendisiyle ve çevresiyle barışık olmayan, geçimsiz, yalancı, hazımsız biri farklı fraksiyonların bulunduğu bir partide barışçıl, akılcı ve mantıklı davranamayacak ve örgüte beklenmeyen ağır darbeler indirecek demektir.

Bir insanda asgari bulunması gereken erdemleri sende maalesef göremiyoruz. Bunlar;

İNSAN SEVGİSİ, BAŞKASINA SAYGI, ALÇAK GÖNÜLLÜLÜK, GÜVEN,  DÜRÜSTLÜK,  SAMİMİYET, HATASINI ANLAMA, ÖZÜR DİLEME, v.s.

"Tanrıyı insanda görenlerdeniz." diyorsun ama bizler ne oluyoruz? Demek ki sen daha bu sözün manasına ermedin. Bir yerde ya okudun ya da duydun. Sen anlaşılan çok sığ birisin!

"Büyük bir kültürden geldiğini" söylüyorsun ama, o kültürün en temel ilkesi "Büyüklerine saygılı olmayı" öğütler. Sende nüvesi yok. Her önüne gelene saldırıyorsun. Köyümüzde barışık içinde olduğun biri dahi yok!

Seni adam sandık, tanımak, sohbet etmek için ilimize davet ettik. Bu daveti bile anlayamamışsın. Kendine yontarak, seni takdir ettiğimize" yoruyorsun. Daha seninle konuşmadık bile. Taktir ettiğimizi de nereden çıkartıyorsun? Kendi kendine gelin-güvey oluvermişsin.

Alçak gönüllü olmak, alçakça saldırılarla olunmaz!.

Sana güven duyulması, bu saatten sonra artık mümkün değildir. Güvenilir biri olmak için daha yüzlerce fırın ekmek yemen lazım. Özün ile sözün bir olması gerek. Sen özde de, sözde de kaybetmiş birisin.

Son saldırılarını öyle ince ayar yaparak planlamışsın ki, cinliğini, hinliğini takdir ederek hakkını verelim!. Şeytanın ta kendisisin.

Ama bunlar da iyi şeyler değil ki! Siyasete soyunan birine artı yazmaz.

Saldırı paragrafında Ödek'e özel olay ve olgulardan bahsederek, saldırının hedefini saklamaya çalışmışsın. Kimsenin anlamayacağını sanıyordun. Alçak katilin kara kefesinde göstererek aynı potadaki karalardan bulaşmasını, "çamur at izi kalsın" kabilinden aklınca darbe atmayı planlamıştın. Planın tutmadı. Silahın geri tepti. Takke düştü kel göründü.

Dürüst bir insan muhatabıyla doğrudan ve kendini alçaltmadan iletişim kurar. Birinin hak etmediği bir sonuca, yaptırıma duçar olması, yapana iyilik getirmez. Senin ne denli samimiyetsiz olduğunu da açıkça ortaya koyar.

Şimdi tutturmuş "uzlaşalım" diyorsun. Tamam uzlaşalım da, uzlaşmak için iki tarafın da karşılıklı saldırılarda bulunmuş olması gerekir. 2 yıl aradan sonra saldırıyı başlatan sen ve saldırıya devam eden sen, kendimizi müdafaa eden biz iken, nasıl bir uzlaşı arayışı olabilir ki. Neden uzlaşı mutabakatı altına birlikte imza koyacakmışız?

Uzlaşı için bir adım atmış gibi gözüküyorsun ama uzlaşı için SAMİMİYET gerek, HUZUR gerek, HATANIN ANLAŞILMASI gerek.

Bunun en açık ifadesi de
ÖZÜR DİLEMEKTİR.

Biz günler önce seni
AFFEDECEĞİMİZİ ilan ettik. Seni bilinen sebeplerle de AFFEDECEĞİZ.

Ancak hatalarını anladığından emin olmak istiyoruz.

Madem hatanı kabul ediyorsun, uzlaşı istiyorsun.
ÖZÜR DİLE ve bu iş BURADA BİTSİN. KONU KAPANSIN.

Özür dileme İNCELİĞİNİ, NEZAKETİNİ gösteremiyorsan, uzlaşı için bir araya gelme ve görüşme fırsatını nasıl yakalayacaksın?

Uzlaşı için bir araya gelip konuşmak ve müspet bir sonuca varmak için bizim dost elimizi bir kez daha sana uzatmamız gerekiyor. O dost elimizin uzanabilmesi için ÖZÜR DİLEMENİ SABIRLA BEKLEYECEĞİZ.

Zeki Sarıgil, her halükarda
KARAR SENİN.

 


...........................................................................

HADİSE 1           HADİSE 2          HADİSE 3           HADİSE 4 

...........................................................................


 

 
 E-mail: yonetim@odek-koyu.com
 Bu sayfanın son güncelleme tarihi: 23-02-2012

 bottom