topÖDEK KÖYÜ İNTERNET SİTESİ:   ÖDEKTE İNANÇLAR VE ZİYARET YERLERİ 

E-mail:  yonetim@odek-koyu.com Copyright  © Her Hakkı Saklıdır. İzinle sitedeki yazılardan alıntı yapılabilir. Sitedeki yazıların sorumluluğu yazarına aittir.     


 

ACUN’un Not Defterinden……….

 

 

ÖDEK İNANÇLAR VE ZİYARET YERLERİ

 

Ödek halkı inançlarına düşkün insanlardır. İnançlarını geçmişte özgürce yaşamış ve Anadolu:’ya geldiğinde aynı yaşamını sürdürmeyi ön planda tutmuştur. Ödek’e de inançlarını özgürce yaşamak için gelip yerleşmiştir. Ödek ve civarı inançlarını yaygınca ve özgürce yaşayanların yarattıkları bir çok kutsal mekanlarla doludur. Bunlar içinde düşekler önemli bir yer tutarlar. Daha önce kutsal olmamasına rağmen kutsallığına inanılan bir kişinin kutsamasıyla oluşan ve daha sonra da adak yeri özelliği kazanan bu yerler kutsal mekanlar olarak bugüne kadar toplumun inanç hayatı içinde önemli yeri vardır. Ödek Köyünde olduğu kadar Divriği yöresinde de bu tür bir çok yer mevcuttur.

Belli başlı düşekler olarak şunları sıralayabiliriz. : Tekke Baba, Pir Sultan, Hızır'ın İzi, Hz. Ali'nin Atının Ayak İzi, Ali Cevat Efendi Puvarı, Şemsi Dede, Pur Daş, Göğce ziyaret (Çiftlik göğgedikte), Hıdır İlyas (Hıdırellez), Baydığın (Bahattin) Türbesi.

 

 

Tekke Baba:

 

Bu ziyaret ve adak yeri Ördek gölü ile Koru arasındadır. Yıkılmış bir türbe şeklindedir. Türbede iki yatır mezarı bulunmaktadır. Yatırlardan biri Battal Gaziye izafeten, diğeri de vasiyeti üzerine buraya gömülmesini isteyen Musa Çınar’ın dedesine aittir. Türbenin karşısında mağaranın önünde Maltepe höyüğü (Gıblehöyüğü) bulunmaktadır. Tekkenin ardındaki çayırlıkta Battal Gazi’nin atını otlattığı söylencesi yaygındır.

 

 

Pir Sultan ABDAL KABRİ:

 

Ağtarladaki köyün mezarlığının batı ucunda yolun hemen altında büyük bir  bir iğde ağacı bulunmaktadır. Bu ağacın gölgesinde iki mezar vardır. Bunlardan birinin Hızır Aleyhisselam’’a ait olduğu inancı yaygındır. Diğer mezar Havlacı Mehmet Uğurlu’ya aittir. Vasiyeti üzerine buraya gömülmüştür. Mehmet Uğurlu bu bölgedeki arazinin sahibidir.

Aslında Hızır Aleyhisselam ın mezarı da tıpkı diğer illerde olduğu gibi, sembolik bir mezardır. Pir Sultan Abdal’ın Sivas’ta asıldığının duyulması üzerine ona olan sevgi ve bağlılık duygusunun bir tezahürü olarak hem onu anmak, unutmamak ve hem de onun ateşlediği inanç meşalesini ilelebet yakmak, fikirlerini canlı tutmak ve kendilerini sık sık ziyaret ederek duygu yakınlığını korumak ve yaşatmak amaçlanmıştır.

Pir Sultan her yıl birkaç defa ziyaret edilir, kurbanlar kesilir, kömbeler dağıtılır, dualar edilir. Burası, baharın gelişi “Nevrozun” kutlanmasından tutun da çocuğu olmayanların dahi dilekte bulunmasına varıncaya kadar akla gelen her türlü müşkülün çözüleceğine, deva bulunacağına inanılan bir dilek yeridir.

 Bu mezarın başındaki ağaca insanlar dilekte bulunurla ve çeşitli bezler asarlar.

 

HIzIr'In İzİ:

 

Ödek köyünün batısında, köy çıkışında bulunan Pir Sultan Düşeğinin 8-10 metre öncesinde yol kenarında iki tane pur taşı vardır. Bu taşlardan birinin üzerinde Hızır'ın atının ön ayak izi vardır. Ayrıca, Hızır’ın el izi de bulunmaktadır. Pir Sultan’ı ziyaret, yağmur duası ve kabayele karşı gidilirken burası ziyaret edilir ve lokma dağıtılır.

 

Alİ Cevat Efendİ PUVARI:

 

Ördek gölü ile Tekke arasında bir puvar vardır. Bu puvar Efendi Puvarı diye bilinir. Ali Cevat Efendi köyleri ziyarete gelir ve Ödek Köyü'ne de uğrar. Köyden ayrılırken köylüler onu Ördek Gölü'ne kadar uğurlarlar. Bu arada Ali Cevat Efendi Ördek gölü yakınlarındaki bu çeşme başında durur. Çeşme başında o dinlenirken köylüler ondan hayır dualar etmesini dilerler. O da bu çeşmeye "nazar" ederek dileği yerine getirir. Ali Cevat Efendi "Sıtmaya yakalananlar buraya gelsinler, şifa bulsunlar" diyerek oradaki çeşmeyi (gözeyi) kutsar. Bu olaydan sonra sıtmaya yakalananlar, çeşitli dileklerinin kabul olmasını isteyenler bu düşeğe gelmeye başlarlar.

 

ŞEMSİ DEDE TÜRBESİ:

 

Ödek’ten Gökçebel köyüne giderken, Yılanlı mevki aşıldıktan sonra Dolu  puvara varılır. Bu puvar geçilip de Gömeriye aşılacağı belde bulunan iki ulu armut ağacı bulunur. Armut Ağacının dibinde de Şemşi Dede’nin olduğuna inanılan bir yatır vardır. Burasının kutsal bir yer olduğuna inanılmakta ve buraya niyaz edilmektedir. Armut Ağacına dilekte bulunanlar bez parçası, mendil, dolak, mahrama, yazma, v.b. bir eşyasını bağlarlar.  Şemsi Dede’nin Ermiş bir askeri komutan (Akıncı) olduğu ve şehit düştüğünde olduğu yere gömülmesini arzu ettiği için buraya gömüldüğü yolunda rivayetler vardır.

 

KarIncalIk KayasI:

 

Karıncalık Kayası Gömeri yöresinde, dağın alt yamacında büyükçe bir kaya olarak tanımlanıyor. Bu kayanın altından ince bir su çıkar. Bu gözeye Gömüpınarı (Gömüpuvarı) denilmektedir ve genelde ilkbahar aylarında ziyaret edilir çünkü yaza doğru gözenin suyu kurumaktadır. Bu suyun karıncalık hastalığına iyi geldiği yönünde bir inanış mevcuttur. Bir iddiaya göre buraya Çarşamba günleri, sabah vaktinde aç iken gidilir. Gözenin yatağına çiğ yumurta gömülür ve gözeden çıkan su karıncalık olan yerlere sürülür. [1]

 

 

AlIç AğacI:

 

Gökçebel yolu üzerinde bulunan ulu bir alıç ağacıdır. Kavun alıcı türünden meyveler veren bu ağacın kutsal olduğuna inanılıyor. Köylülerin buraya da niyaz ettikleri ve dilekte bulundukları bilinmektedir.

 

 

PUR DAŞ :

 

Ödek köyünün doğudan girişinde yol üstünde bulunan pur daşlardır. Bu taşlar kutsal sayılır. Yolculuğa çıkanlar, genelde buradan köyden ayrılırlar. Burada vedalaşma olur. Yolculuğun rahat geçmesi ve selametle varılması için bu taşa niyaz edilir. 

 

HIDIRELLEZ:

 

Konakgörmezde Hıdırellez dağının tepesinde bulunan bir yatırdır. Hıdır veya Hızır muhtemelen burada yatmaktadır. Buradan alemi gözlemekte ve izlemektedir. Yardıma buradan koşmaktadır. Hıdırelleze adanan kurbanlar burada kesilmekte, pişirilen lokmalar burada dağıtılmaktadır.

 

 

GÖĞGEDİK KABRİ:

 

Göğgedikte bulunan bir alıç ağacı dibindeki kabirdir. Muhtemelen burada bir ermiş akıncı beyi yatmaktadır. Ağaç dallarına adak adayanlar bez bağlarlar, dua eder dilekte bulunurlar.

 

 

BAYDIĞIN (BAHATTİN) TÜRBESİ :

 

Köyün kuzey batı sınırında Bahattin dağının tepesinde bir türbedir. Türbe aslında Kilisecik köyü sınırları içinde Kalır. Ancak, Dağın hemen dibinden bizim çaşırlık sınırımız başlar. Bölgede sıkça ziyaret edilen bir türbedir.

 

 

 

 

KAYNAKÇA:

 

[1] Türk Ansiklopedisi, Cilt 19, Hızır maddesi, s. 216

[1] Azad Nebiyev, Merasimler, Adetler, Algışlar1Azerbaycan, Bakü 1993 s.25

[1] Ödekköyü Sitesinden alınmıştır.  Böyle bir yerin varlığını ilk kez duyuyoruz.

[1] Aydın, Erdoğan; Nasıl Müslüman Olduk?, Öteki Yay., 9. Basım İstanbul 1995, s. 303

 

 

Hazırlayan :İbrahim ACUN

 

E-Mail: ibrahimacun@yahoo.com

            ibrahimacun@ttmail.com


 

 
 E-mail: yonetim@odek-koyu.com
 Bu sayfanın son güncelleme tarihi: 12-04-2011

 bottom